Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk
 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 ''Bağımsız Olabilmek Bir Hayal Değildir''

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
umut_barışı
Admin
Admin


Erkek
Mesaj Sayısı : 431
Yaş : 26
Nerden : İst/Yenibosna
Kayıt tarihi : 28/02/09

MesajKonu: ''Bağımsız Olabilmek Bir Hayal Değildir''   19.07.09 6:19

Bağımsız olabilmek bir hayal değildir…




Ülkemiz doğal kaynakları açısından son derece zengindir...

Denizleri,

Akarsuları,

Madenleri,

Havası

Suyu,

İklimi

İnsan kaynakları ile inanılmaz bir verime sahiptir…

Elbette ki; borç almak yerine, bu değerleri aktif hale getirmek ve gerçekten milli ekonomiyi güçlendirmek isteyenler için.

Ne kadar gerçekten doğal gaz ve petrol aradınız.

Komploları arkasına ne
Kadar gittiniz.

Gerçekleri ne kadar araştırdınız.

Bilim damlarımıza ne kadar sahip çıktınız...


Tarımsal kaynaklarımız az diyenlere kahkahalarla gülerim…

Birçok Avrupa ülkesi avuç içi toprakla ihracat yapıyor…

Biz kilometre karelerce alanda, kendimize bile yetecek tarım ürünleri yetiştiremiyoruz demek...


Ülkemizde teknik tarım uygulamasında; halk, üniversiteler, bilim adamları, konunun iyi yetiştirilmiş uzmanları el ele vererek, bilgi ve deneyim geliştirerek, pekâlâ her karış toprağın özelliklerine göre ürün alabilirler.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi hayvancılık için son derece elverişlidir…
Buralarda Hayvancılık ve et ürünleri geliştirilebilecek tesisler kurulabilir.

Ekonomimizi; bizde olmayan değerlere dayandırmak yerine kendi
Değerlerimize ve doğal kaynaklarımıza dönük oluşturabiliriz…
Bizde kömür var, dışarıdan kömür alıyoruz.

Petrolümüz yok petrole dayalı araçlara ağırlık veriyoruz.
Neden tren taşımacılığını geliştirmedik. Bunda Marshall yardımlarının ana maddesi olan’’ karayolu taşımacılığı yapacaksın’’ şartının etkileri nedir…

Borla yapılan araba çıktı neden bunu alacak geliştirecek yerde boru ABD ye satıyorsunuz... Ham maddenin tonunu 1000$ dolara satıp işlenmişin kilosunu1000$ almak zorunda bırakılıyoruz.

Türkî cumhuriyetleri ucuz doğal gaz ve petrol verirken neden başkalarından alıyoruz...


Bilgi konusuna gelince...

Her yıl onlarca bilim adamımızı dışarı kaçırıyoruz.
Onlara daha iyi imkânlar sunarak neden kendi ülkemizde kullanmıyoruz.

Neden;

Okullarımızda ülkenin ihtiyacını karşılayacak alanlarda eğitilmiş insan
Yetiştirmiyoruz...


Eğer kalkınma istiyorsak ekonomik ve eğitim seferberliği başlatmak zorundayız…
Yurtdışında ki bilim adamlarımızı geri çağırmalıyız…

Ar-ge ye önem verip

Okullarda teknik dersleri nazari değil, tatbiki yapılmasını da önemsemeliyiz...


Kadınlarımızı dini nedenlere eğitime katmak istemeyenler beli kesimlerdir.

Onları eğitebilir yâda evden üretime katkıyı yönlendire biliriz. Toplumum en ufak birimi olan ailede kadının yeni nesilleri yetiştirilmesindeki önemini kavrayarak kadınlarımızın her alanda eğitilmesine büyük önem verebiliriz.

Sermaye:


Her yıl devlet bütçesinden onlarca lira alınan borç karşılığı faiz ötürüsü
Olarak dışarı ödenmektedir.

Bu faizlerle onlarca fabrika açılabilir…

Üretim nedeniyle dolaysız vergi tahsil edilebilir.

Belki bir iki yıl dişimizi
Sıkarız ama sonucunda kalkınmış bir ekonomiye sahip oluruz, hatırlayın Çin bunu yaptı.
Kapandı bir süre insan gücünü kendi olanaklarını kullanarak
Kalkındı, şimdi kontrollü bir şekilde dışa açılmaya başladı.


Bu ülke ilk Marshall yardımları ile ekonomisini yanlış yönlendirmiş ve dışa Bağımlı hale yavaş, yavaş getirilmiştir.

Bunda kurtulmak zor değil yeter ki

Güçlü ve buna inanan bir irade olsun.

Ülkeye gelen sermaye tüketimi özendiriyor...

Yerli üretimin rekabet gücünü kırıyor, yerli ekonomiyi yok ediyor.

Toplum üretmeden tüketmeye alıştırıyor.

Eğer böyle devam ederseniz Türkiye, Türkiye olmaktan çıkıp tüm halkımız kendi topraklarında yabancıların iş yerlerinde çalışan işçiler olarak kalacak.
Bu işverenler istedikleri zaman lokavt uygulayarak onlarca halkımızı sokağa bırakacak, sizi ekonomik göstergelerle tehdit edecekler,
Onların piyonları olmaya devam edeceksiniz.

Şu anda mevcut koşullarda yerli sanayici ve üreticinin üzerindeki İşletme
Giderleri yükü çok ağırdır.

Bunu hafifletmek ve teşvik etmek bunu yaparken de, satılamayacak adamlardan oluşan kontrol mekanizması geliştirmek gerekmektedir…
Sağlam bir proje ile üretime katkı yapacak bir yatırımcıdan vergi
Almayabilirsiniz...

Çünkü o yatırım sahibi şu anda işsiz birçok insana ekmek kapısı açmaktadır.

İşçi çalıştırmayı, işverene uygulayacağınız işçi başına indirimle daha cazip hale getirebilirsiniz...

SSK primlerini azalta bilirsiniz.

Bunu yaparak daha çok istihdam yaratılacağından, toplanan SSK primleri ve vergilerde artacaktır.

Yani kısaca buna sürümden kazanmak ta diyebiliriz...

Devlet memurlarına ek iş yapma gereği duymayacak bir gelir
Sağlayabilirsiniz.

Böylece o alanlarda bir başkasının ekmeğini kazanma fırsatı vermiş olursunuz...

Öğretmenleri çok iyi eğitilmesine katkıda bulunabilirsiniz. Okullarda eğitim Seferberliği ve kaliteli eğitim sağlayarak ÖSS sınavları için insanları getirim kapılarına dönüşen, dershanelere gönderme zorunluluğundan kurtara bilirsiniz.


Meslek liselerinin de eğitimin konusuna göre tatbikatlı büyük işletme ve
laboratuvarlarda yapılmasını sağlayabilirsiniz.

Bu okulları üretim seferberliği kapsamında, ülkenin ihtiyacına cevap verecek alanlara kaydırabilirsiniz...

Şu anda inanması ve güvenmesi durumunda boğaz tokluğuna bile calışacak birçok işsiz insanımız var.


Ekonomik seferberlik durumunda buna katılmayacak bir insan düşünmüyorum.

Yeter ki sizlerin ayırım yapmadığına, birilerini kayırılmadığına, herkese
Eşit mesafede olunduğuna, gerçekten milli ekonomiyi kalkındırmak niyetinde olduğuna inansınlar.


Hata milli, bağımsız ekonomiye geçmek için gerekiyorsa yine dayanışma ile İMF borçları durdurulur, kalan borç bir ödeme planı kapsamında ödenerek dışa ödenen onca faiz yükünden kurtulabilinir bu paralar yerli üretim ve İstihdama kaynak sağlayabilir.


Bence en önemli konu: birilerine güç sağlamak adına kutuplaşmaları
Körükleyici değil, asgari müştereklerle birleştirici rol oynayarak milli
Bütünlük ve dayanışmayı pekiştirmektir.

Halkına inanmayı, güvenmeyi bilmektir...

Ayırımdan medet ummak yerine, kalkınmanın ve huzurun birleşimden geçtiğine inanmaktır.


VE Bağımsız Türkiye'nin olabileceğine yürekten inanmaktır.

Bu olmadığı takdirde, çözüm olmayacağı, her yıl biraz daha dışa bağlanarak bir sömürge devleti olacağımız aşikârdır…


Kaynak ''Kemalist Düşünce Platformu''

Haberin Kaynağı ''Necla Özçelik Şener''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.aleviyiz.org
 
''Bağımsız Olabilmek Bir Hayal Değildir''
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Ölüm Son Değildir...

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Mustafa Kemal Atatürk :: Diğer Bölüm :: Siyaset-
Buraya geçin: