Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk
 
AnasayfaAnasayfa  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 ''Sefire Yol Gösterin''

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
umut_barışı
Admin
Admin


Erkek
Mesaj Sayısı : 431
Yaş : 26
Nerden : İst/Yenibosna
Kayıt tarihi : 28/02/09

MesajKonu: ''Sefire Yol Gösterin''   19.07.09 6:11

SEFİRE YOLU GÖSTERİN!
Fransada çok meşhur bir sözlük vardır, Larousse. Burda bir kelime var,
"décapiter". Bu kelime 1931 yılındaki sözlükte boynunu vurmak diye ifade
ediliyor. Kelimenin bir başka anlamı daha var. Kazığa oturtmak, yani
sivri bir kazık hazırlamak ve insanları kazığın bir ucu ağzından çıkacak
şekilde üzerine oturtmak. Vahşi bir uygulama. Burada kazığa oturtmak
deyiminin manasını açıklığa kavuşturmak için örnek veriliyor:
"Türkler bugün bile esirlerini kazığa oturturlar."
Atatürk bunu öğrenince Fransız büyükelçisini yemeğe davet ediyor. Elçi
diğer elçilere böbürleniyor, hava atıyor Atatürk tarafından davet
edildiği için. Köşke geliyor, yemekler yeniyor. Atatürk tabii bir şekilde
elçiye bu kelimenin anlamını soruyor. O da bildiği anlamı söylüyor.
Atatürk :
"Kelimenin başka bir anlamı var mı?" diye sorunca büyükelçi:
"Bunu söylemek için sözlüğe bakmam gerekir" diyor.
Atatürk daha önce hazırlamış olduğu ve çalışanlarına öğütlediği şekilde
Larouse' u getirtip büyükelçinin önüne koyduruyor. Elçi daha işin nereye
kadar gideceğinin farkında olmadan hevesle okumaya başlıyor. Ancak
kelimenin karşısında kazığa oturtmak konusunda verilen örnek cümleye
gelince ancak yarıya kadar okuyabiliyor ve yarısından sonra yutkunarak ;
Atatürk' ün yüzüne bakıyor. Atatürk diyor ki:
"Demek ki biz Türkler bugün de esirlerlerimizi kazığa oturtuyoruz öyle
mi, öyle mi sayın sefir? Sözlüğünüze böyle yazmışsınız , bu doğru mu?
Sefir hemen sözlüğü biraz karıştırıyor ve bir kaçamak noktası bularak
diyor ki:
"Efendim bu sözlük Katolik Kilisesi'nin matbaa- sında basılmış,
bildiğiniz gibi biz laik ülkeyiz, kilisenin yaptıklarının bizim
hükümetimizle bir ilgisi yok. Bizi ilgilendirmez ve biz kiliseye
karışamayız."
Atatürk: "Öyle mi efendim, siz laik bir ülke olduğunuz için demek ki
kiliselere karışamıyor- sunuz. Öyleyse ben de yarından itibaren
İstanbul'daki kiliselerin kapılarına koca birer kilit astırıyorum" diyor.
Bunu duyan sefir birden ayağa kalkıyor ve:
"Ekselans, protesto ederiz " diyor.
Bunun üzerine Atatürk:
"Hani sizi ilgilendirmiyordu, karışmıyordunuz?"diyor ve ilgililere
dönerek:
"Sefire yolu gösterin" diyerek bir anlamda onu kovuyor.
Sonra ne mi oluyor? Tabi Fransız hükümeti laiklik söylemlerini bir tarafa
bırakıyor, hemen o sözlük toplatılıyor ve yeni baskısında o cümle
çıkarılıyor.


Atatürk'e yolculuk - Kanal B Televizyonu
Bu güzel öykü:
- Askerimizin başına çuval geçirildiğinde sessiz kalan,
- Karakollarımıza komşu bir ülkeden saldırılar düzenlenip şehitler
verdiğimizde harekete geçmeden önce icazet almak için okyanus ötesine
giden,
- Fuarlarda, ülkemizin bir bölümünü kurdukları kukla devletin parçası
olarak gösteren haritalar asanlarla hala resmi temaslarda bulunan değerli
yöneticilerim! ize ve - 85 yılda nerelerden nerelere geldiğimizi hala göremeyen aziz
vatandaşlarımıza ithaf olunur.


Kaynak''Kemalist Düşünce Platformu''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.aleviyiz.org
 
''Sefire Yol Gösterin''
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Mustafa Kemal Atatürk :: Diğer Bölüm :: Siyaset-
Buraya geçin: